Yazar
Merve Çakır
Dua Şuurunda Bir Yazı Hayatı | Rabia Altuntaş
Duruş anına dua, geliş anına dua, var olma anına dua, gidiş anına dua, öteler ötesine dua. (A. H. Haksal/Edebiyat Duadır) “Öykü ya da yazı, benim için duadır.” diyor Ali Haydar Haksal bir röportajında. Akabinde Müslüman olarak yaşama hassasiyetini, aynıyla yazı dünyasına taşıdığını ifade ediyor. Bu yaklaşım esasında manadan, esas gayeden koparılan insanın, varoluş amacını ortaya koyar mahiyette. Hayatına baktığımız vakit bu duruş, hassasiyet özünü, mayasını çocukluğundan alır. Kendisi,...
Telaşa Gerek Yok | Keziban Soylu
Eski-yeni hikâye kitaplarına resen arka kapak yazılır. Biz buluyoruz yazarı, resen. Ediniyoruz kitabı, resen, Yayınevi yok yazı resen. Talep değil, nitelikli okura hizmetten. Editör: Re'sen. Tela ş Bandosu – Semih Öztürk Sağlam kurgular mı ararsınız, iyi bir üsluba mı bakarsınız, tek bir kitapta birbirinin aynısı mırın kırın hikâyeleri okumaktan mı sıkıldınız? Telaşa gerek yok. Şimdi Üsküdar sahile iniyoruz. Karaköy kıyısına doğru şöyle bir bakıyoruz. Orada sene 1900’ler. Bir hareket, bir...
Ut Fabula Poesis | Keziban Soylu, Oğuzhan Oğuzbey
Oğuzhan Oğuzbey: Keziban bundan çok çok önce Olağan Hikâye’nin 13. ve 14. sayılarında Ut Fabula Poesis diye bir köşe yapmıştın. İlk okuduğumda sayfanın kenarına şöyle bir not almıştım: “Bunu ben yazacaktım.” hayıflanmadım da değil. Şimdi bu köşeyi birlikte yapma fırsatımız oldu. Köşenin fikri senin. Sen başla istersen. Keziban Soylu: Köşeyi hatırlamana sevindim Oğuzhan çünkü hangi sayılardaydı ben hatırlamıyorum. “Bunu ben yapacaktım” demene de şaşırmadım, aslında şiirle ilgilenen ve yazan...

"Bu Kelimeler Bana Emanet Edilmiş" | Yunus Emre Özsaray ile Söyleşi
Merve Çakır: Distopik Cinnetten Kaçış dördüncü öykü kitabınız ve bana kalırsa diğer kitaplarınızdan farklı bir yerde duruyor. Kanaatime göre de 2025’in en dikkat çekici kitapları arasında yerini alacak. Sıradan okur gözüyle bakıldığında son derece keyifle okunan hikâyeler anlatıyorsunuz burada. Detaylı bir gözle okunduğunda da bambaşka bir yüzüyle tanışıyor kitabın okur. Bunu yapabilmek, her bakımdan anlamlı öyküler yazabilmek oldukça zor bir şey. Bunu nasıl yaptığınızı yani hem kitaptaki...

Türk Mitolojisini Sevenler İçin Dersimiz: Canavar | Sebahat Meraki, Merve Çakır
Merve: Hatice Durmaz’ın Dersimiz: Canavar isimli ilk hikâye kitabı Şubat 2023’te Şule Yayınları’ndan çıkmış. İçinde toplam yirmi iki hikâye var, 183 sayfa. Bence bir hikâye kitabına göre hacimli fakat ismiyle, kapağının rengiyle ve kapaktaki ejderhayla hemen dikkatimi çeken bir kitap oldu. Turuncuyu ve ejderhaları ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Ama kitabı okumak istememi sağlayan sadece bu değildi tabii, fikrini çok sevmiştim. Arka kapak yazısına göre kitap bize Türk mitolojisinin eşsiz...

Pencerelerimizden Sarkan Dünya | Büşra Tektaş
Alim isimli novella eserinin ardından Şubat 2025’te okurlarıyla buluşan Ayşe Bağcivan’ın Hece yayınları çıkışlı ikinci kitabı Pencerelerinden Dünya Sarkardı yirmi üç öyküden oluşuyor. Bağcivan’ın kitabının genel temasını ölüm oluşturuyor: “Teyzem,” “1410,” “Beyaz Konağın Beyaz Düşü,” “Gülbeyaz Günleri,” “Annemin Zuhal Yıldızları,” “Filizkıran, Ziyaret,” “Çivi,” “Çakı Çakmak Ustura Bıçak,” “Güldeste,” “Ekim Sancısı,” “Kabuk” ölümün içinde misafir edildiği öyküler. Hayatımızdaki en yalın gerçek...

Göbek Bağımı Gömmeseydin | Afide Nur Tonğa
Basri’nin yeleğinin iliği olsaydım böyle olmazdı. Üstünden çıkarmadığı yeleğinin iliği. Annem göbek bağımı kestirdiğinden beri bir yere tutunamadım. Göbek bağım kuruyup düşünce onu alıp bir devlet kurumunun önüne gömmüşler. Güya büyüyünce büyük adam olacakmışım. Zamanında inanmamıştım ama olmuştu işte. Büyük adam olmuştum. Her yıl orada burada başka bir yerde mesleğim gereği gezip dururdum. En çok durduğum yer ise bu kasaba olmuştu. Geldiğim tarih belliydi de gidişim kim bilir ne zamandı. ...

Orhan Duru'nun İronisi | Merve Çakır
Hayat değişir, insanlar değişir ve değişim beraberinde çelişkileri de getirir. İyi bir yazar bu çelişkileri görür, gördüğü çelişkiyi ironik bir dille anlatır ve ironi çok ciddi bir iştir. Orhan Duru da bu değişikliklere kayıtsız kalamayarak sorgulamayı elden bırakmamış, içine düştüğü durumun acayipliğinin, ironikliğinin farkında olarak öykülerine bu unsurları taşımıştır. İnsanların keçileştiği, kiminin baştan ayağa ve mideye kadar tek tipleştiği, karıncaların faşistleştiği, turizm ve inşaat...

Kahramana Ad Koymaktan Adsız Kahramana: Hiçoğlu’nun Serüvenleri | Rabia Altuntaş
Cervantes’in ünlü eserine baktığımız vakit, törenle şövalyelik unvanını alan roman kahramanı Alonso’nun maceraya atılmadan önce kendisine Don Kişot adını taktığı dikkat çeker. Daniel Defoe’nun romanında da Robinson karakteri de yamyamların elinden kurtardığı esire, kendi yaşam şeklini, öğretilerini, kültürünü öğretmeden önce Cuma adını koyar. Romanlara da yansıdığı üzere hiyerarşinin, toplumsal tabakalaşmanın baskın olduğu Batı kültüründe, “statü” isim koymada etkili olmuştur. Kültürümüzde...

Postmodernizmin Yıkıcı İronisi | Büşra Çelik
“Tarihsel olarak boşluklar hep bir şeyle dolduruldu, çoğu zaman tehlikeli bir şey” Postmodernizm, modernizmin varlığına ve evrensellik talebine bir karşı çıkış olarak İkinci Dünya Savaşı’nın ardından gündeme gelmişti. Bilimsel bilginin üstünlüğüne, pozitif bilimlere, doğrusal gelişmeye, ulus-devlet anlayışına, kapitalizme, demokrasiye, laikliğe, insan haklarına, teknolojiye, bürokrasi ve uzmanlaşmaya karşı gelen ve onları sorgulayan; buna karşın belirsizliğe, parçalılığa, kültürel...

Yeniden Yazmak: Yapmak mı Yıkmak mı? | Yunus Emre Özsaray
Yeniden yazmanın yeni bir iş olmadığı herkesin malumudur. Fakat bir kavram olarak yeniden yazmadan bahsediyorsak bunun tarihi çok eskilere gitmez. Nihayetinde metinlerarasılık yöntemlerini kullanarak geçmişin metinleriyle ilişki kurma biçiminden bahsediyoruz, dolayısıyla bu tavrı daha önceki yeniden yazma eylemlerinden ayırmak durumundayız. Postmodern bir tavır olarak yeniden yazma, en temelinde ironi ve parodi üzerinden geçmişin metinleriyle ilişkiye girmeyi zorunlu kılar. Yeniden yazma,...

Hikâye ile Aşkımız Eski Bir Roman | Oğuzhan Oğuzbey
I Türlerin kendi arasındaki alışverişi engellenebilecek bir durum değildir. Sanatçılar, ortaya koyduğu üründe diğer sanat dallarından etkilenebilir, onların kendine has özelliklerini de eserlerinde uygulayabilirler. Ama nasıl? Kendi eserinin oluşumunu bozmadan bir nevi uyarlayarak. Örneğin bir hikâyeyi okuduğumuzda, “Bu bir şiir miydi?” karışıklığına girmemeli kafamız. Çünkü hikâyenin de şiirin de kafa karışıklığına yer vermeyecek ölçüde kendine has özellikleri mevcuttur. Nettir. Dolayısıyla...

“2020” – Bir Türk Hikâyeciliği Serüveni | Keziban Soylu
2020 sonrası Türk hikâyesi, diye söze başlamışsak aslında 2010 sonrası peşine edebî anlamda eklemlenmesi gereken ama bazı farklılıklarla da ondan ayrılan edebî bir serüvenden bahsediyoruzdur. Bu anlamda gerek bizim dergimizde gerek diğer dergilerde yapılan işlerin bir edebiyat tarihi yazmak değil de edebiyat tarihine hizmet eden edebî tenkit işi olduğunu belirtmek lazım. Hâlihazırda süren bir durum için, şu anda, şimdide üretilen eserler için bir edebiyat tarihi yazımından bahsetmemiz pek...

Fast-Food Kültüründe Beğeni ve Edebiyat | Şerife Saliha Bozoklu
Modern toplumun başlangıcı olarak görülen Rönesans ve Sanayi Devrimi ile bilim-teknik alanında yaşanan ve devamında katlanarak gelen olaylar günümüz dünyasının şekillenmesinde kilit rol oynayan gelişmelerdir. O günden bugüne maddi anlamda pek çok ilerleme kaydedilse de hayatlarımızda radikal değişimleri de beraberinde getirmiştir. Sanayi Devrimi sonrasında insanlar kendilerini zorlu şartlar altında uzun süreler çalışmak durumunda kaldıkları bir sistemin ortasında bulurken sonrasında yaşanan...