
Nev’in Elmaları Tazedir
Newton’un kafasına bir elma düşmüştü. O zamanlarda bazı insanlar, o elmanın düştüğü dalın üzerinde oturarak geçirmişti zamanlarını. Sonra o insanların içindeki bazıları da bindiği dalı kesmeye başlamıştı. Hikâyeyi biliyorsunuz siz de. Bu düşenlerin içinden birileri, ortalıkta avareler gibi dolaşmak istemedi. Derin bir uykuya dalamadı ya da zehirli elmanın zehirli olduğunu anladı.
Şimdi kim bu birileri ya da bazıları derseniz, “biz hayata boşlukta asılı kalan insanın gözüyle değil de yere düşüp hakikatle yüzleşen Nasrettin Hoca’nın gözüyle bakmayı” isteyenleriz, deriz.
Önce bindiği dalı kesenler, düştüklerindeki acıyı hatırlamak ve hatırlatmak isteyenler, yeniden elmalar büyütmek isteyenler. Bizi tanımak en çok “yeniden” diyebilmenin, bu kelimeyi içimizde hep büyütebilmenin cesaretinden geçer. İşte Nev Hikâye de yürümek istediğimiz yollardan, başlangıçlardan sadece biri. Nev Hikâye, edebiyatta yeniden başlayabilmenin, yeniden düşünebilmenin ve yeniden söz söyleyebilmenin imkânına inanan bir ekibin ürünü. Önce kendimize söyleyeceğimiz sözler var. Sonra okura, yazara ve edebiyata dair söyleyeceğimiz sözler. Ki bunlar da yine kendimizedir belki de hiç kimseye değildir.
Nev Hikâye’de Nasrettin Hoca’nın muzipliğiyle, Newton’un meraklılığıyla, Türkiye’nin özel noktalarındaki üyelerimizin coşkun edebiyat sevinciyle, yeniden bir şeyler yapıyoruz. Biliyoruz, bir edebiyat sitesi yapmak yeni bir buluş değil ama edebiyata iştahlı bir ekibin bir şeyler yapması her zaman yeni kalacaktır. Bu yüzden Nev Hikâye; Nev Hikâye…
Büşra Çelik – Keziban Soylu – Merve Çakır – Oğuzhan Oğuzbey
Rabia Altuntaş – Sebahat Meraki – Şerife Saliha Bozoklu